Bir ütopya sahneliyoruz
kanlı canlı.
Olan bir şeyin içindeyiz.
Görüyorum,
beni izlerken baloncuklar doğuruyor kafan.
Oysa,
olan yerlerim, olan yerlerini tanıyor bugün.
İlk bakışta,
hatalarımı görüp sende
göğüne hayran bakıyorum.
İyi günler,
ve karışan roller
üstü örtülü cümlelerle delil.
Tanrım, korkut beni.
Sen, benim ellerim kadarsındır.
Başımın altına koyup yanağıma yaslar
dudağıma koyup
rüyama koyup
adını üç kere okumadan önce, her gece.
Boynun da vardır, alabildiğine şeffaf
gözlerin, bir gece uyanıp
bir ömür sığınmalık.
Olmak vardır, adını duyunca
olmak, sen ve bir kıyı kasabası...
Geceler uyanıp sevişmelik
bir de ağlamalıktır hamaklarda
bir de elini tutup kalabalık yürümek,
karanlık yolda
ve büyümek
ve içmek
içmek
içmek
dumanlı tanrı sofralarında.
Uyan, yaşıyoruz
ve gözgöze gelip milli oluyoruz.
'Bayrak,
bir orgazm tarafından ele geçirilmez!'*
Beni belinin üstünde tut
göğüne yasla.
Sessizliğin sessizliğime hasımsa
biraz şarap akıtırız saçlarımdan, dilin açılır
''Silinmez anlar vardır
karşı konmaz özlemler''*
beğenmezsek, baştan yazarız.
Bir ütopya sahneliyoruz
olan bir şeyin içinde.
Baloncuklar da doyuyor
adınla susunca.
Sen, bana sahip tek, güzel şey
düşünce zehrinden panzehir.
Şans
elmayı keserken kurdu eşit bölmektir.
Bütün surlar, bunca zaman nefesini bekledi.
Aynı anda eğilen iki kişi eşittir.
Adım nefesinle çıkıyor, bil
ben senin soluduğun nefesi soluyorum
sen benim içtiğim suyu yutuyorsun.
Sonra saatler uzun, günler kısa, kısa, yine de kısadır.
Ay gözlerimde doluyor, deniz yakamoz
Çocuklarını öpüyorum.
Bu vücut şeklini senden almış
hemen hemen
tüm ülkelerde yasaklanmamız farz.
Şimdi,
olan bir şey için için kaynıyor sevgilim.
Bense, sana gözlerimi dolduruyorum
sana kadehleri dolduruyorum
sana içimi dolduruyorum, sana... aslında
aslında ben hep bir şeyler dolduruyorum sana.
Ne kadar anlam
ne denli bellenen varsa
sana hasta
sana yalnız
sana sokuluyor gizli benden.
Korkarsam diye, kokunu iğneliyorum yastığıma
bana sokuluyor gizli senden.
Sen, benim ellerim kadarsındır
koynuma alırım bir gece vakti.
ı.ö.
15 Nisan 2010
16 Nisan 2010 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder