skip to main |
skip to sidebar
Pollyanna
Bak küçüğüm,
Aslında elleri kırık bir nakışçı işliyor hayatı.
Kan lekeleri var gözlerinde
Sen lekeleri var.
Sahi..,
neden bi senin sesine geliyor kuşlar?
Parlak gri pullu
Lakin leş kokulu balık bir kente yem tenin.
Kırılıyorsun sözlerime..
Dağılıyorsun.
Sessizce topluyorum kalanlarını,
intihar sen ediyor,
korkuyorum.
Zeminsiz kelimelere kaçak kat çıkıyorum,
senden habersiz.
Sana bir şehir veriyorum, koy cebine sonra oku.
Elini attığında ses gelsin limanından.
Sağına sol sürüyorum sessiz ol.
Gidenleri topluyorum bi ben etmiyor.
Sustur.
Sustur o testereleri.
Hayal doğruyor, çocuklarımız ölüyor doğmadan.
Kınıyorum seferi bedenimi!
Ellerim sen kokuyor, zarifçe kırıyorum.
Parmak uçlarıma basıyorum sesleri çıkmasın diye.
Kalemimi tıkıyorum.
Bir kahkaha çıtırtı patlıyor suratıma.
Bir çıkıntı ilmek daha mı?
İnan paklamaz.
Şimdi ani bir manevra bekler ölüm.
Kuzguni bir raks seyreder sema.
Silahları bana çevir Pollyanna.!
Topluyorum aldatmaları, seni bana bölerken,
İhanet ben ediyor, utanıyorum.
Utanıyorum da,
yinede senin yaşlarını döküyorum.
Küsme, kus.
Siyahları bana çevir Pollyanna.
-Hem bi kere, hayallerine tecavüz ederler o kızın !
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder