Oo bende seni bekliyordum...
Gir, kapı açık.
Ve üstü açık inlemelerimin.
Gece çıplak, parmak ucunda yürüyor dünyanın diğer ucuna,
kasıklarında vodka kokusu.
Es geç onu.
Sen gel, batsın etine nefesim,
binlerce şırınga eroin misali bu tutsaklık,
bu kutsal tutku.
Fısıltılarım kağıt kesiği,
kessin nefesini kelimelerim.
Gir gir, korkma.
Dokun dokuma,
soyunmazken de çıplağım ben.
Pürüzsüz sırtımda binlerce kaçak mülteci taşırım
bilinmeyen (t)uzaklara.
Hangi ülkeye sığınsalar; ölüm.
Hangi toprak parçasına ayak bassalar,
doğudan batıya kayık kıta.
Kaybettim kendi dengimi,
ne yaptığım meçhul.
Gel gir hadi, kapı açık.
Ve üstü açık hayallerimin.
Tek bir ışık bulamazsın bu terkedilmiş bedende kendinden başka.
Bu yüzdendir göğü yere indirme kudretim,
yahut seni göğe çıkarma.
Bu yüzdendir dolunaya benzettiğin gözlerimden korkman.
Avucunu aç, dün bikaç yıldız topladım sana.
Ahh..Abanma temiz kulaklarına,
söküp atamayacağın seslerim var.
Kendimi işaretlediğim toprakları sende buldum.
Gitmeye kalkarsan heyelan!
Bana doğru akacak dünya.
-şş..sessiz ol.içime ne ektiğini biliyorum-
Buyur gir, kapı açık.
Sırtım bomboş.
Yunanlılar gibi attım denizin ortasına tüm mültecileri.
İnanmasalardı.Kanmasalardı yalanlarıma.. Heyhat!
Onlar için endişelenmediğini biliyorum.
Onlar için endişelenmiyorum.
Kızışan göğü izliyorum çatısız evimde.
Hoşgeldin.
Kapıyı kapat ardından sevgilim.
Bu arada, söylemeyi unuttum!
Son kapıydı o,
her yer duvar artık.
- itirazı olan?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder